Güneş Tanrısı, Truva (Berlin Arkeoloji müzesi)

Latin dilinde anlamı ‘yenilmez Güneş Tanrısı” olan Sol Invictus terimi eski Romalıların “Güneş’i” Tanrı-insan olarak kişileştirdikleri bir kavramdır. Aslında ifade edilmek istenen düşünceye biçilmiş yeni bir terimdir “yenilmez Güneş Tanrısı”. Evet, Güneş yenilemez ve fethedilemez ve zaten onu insandan ayıran özelliği de bu ulaşılamaz oluşudur. Peki, insanlar çözmek istedikleri doğa olaylarını ve olgularını neden böyle metaforlar kullanarak anlatmak isterler. Soyut kavramların anlaşılması için oluşturulan bu çaba binlerce yıldır insanlar tarafından anlatılan efsanelerde, mitlerde, masallarda, destanlarda ve şiirlerde yerini alır. Hatta, bu anlatım biçimleri mekan ve zaman farketmeksizin benzer fraktalları kullanarak birbirinden farklı kültürlerde de yaşamış ve yaşamaya da devam etmektedir. Eski Roma’da “yenilmez Güneş Tanrısı” Sol Invictus, eski Mısır’da Ra, Sekhmet, Hathor, Wadjet, İsis…eski Yakın ve Orta Doğu’da Shamash, Arinna, Mithras….İnkalarda İnti, Hindularda Surya… Greklerde Apollo, Helios veya günümüz Hıristiyanlığında Güneş’in oğlu İsa değil midir? Sonsuz Işığın temsilcisi Güneş‘in ışınları 22 Aralık’ta Kuzey yarımkürede en düşük (en yatay) seviyesine ulaştı. Güneş ışınları Kış gündönümünü çevreleyen birkaç gün içinde aynı yerde yükselerek görünmeye ve daha fazla ışık vermeye devam edecek. Güneş’in yeniden doğuşu 24 Aralık ve 6 Ocak geceleri Hıristyanlar tarafından İsa’nın doğum günü olarak kutlanmakta.

“Güneş durmaya devam ediyor (Solstice), o yenilemez ve fethedilemez”. Kış Gündönümünüz Kutlu Olsun! Işıklı Günler Olsun!

Kuzey ve Güney Yarımkürede Kış Gündönümü