
İnsan kendini ve doğayı anlamaya başladığında, kendinin ve diğer canlıların varoluşlarına dair çeşitli simgesel anlamlar oluşturdu. Belirlediği kutsal simgeleri evrimleştiği süre içerisinde devamlı dönüştürerek anlamlarını ve sürekliliğini de korumuş oldu. Kendi yapısının diğer canlılardan farklı olduğunu idrak ettiğinde ise yaratılış eylemini kendine benzeyen tanrı ve tanrıça imgeleriyle açıklamaya çalıştı. Dolayısıyla Doğa’yı insan biçimci bir yaklaşımla açıklamaya çalıştı. Zaman içinde bu imgeler dinlerin inanç öğretileri oldu.

Bu imgeler arasından Ana Tanrıça imgesi kadının doğurganlık özelliğinden ötürü evrenin oluşumuna neden olan her şeyi yaratan bir kavram olarak öne çıkmaktadır. Burada kutsal sayılan değer kadının fiziksel görünümünden ziyade yeniden doğuş, bereket ve ebediyet kavramlarıyla ilişkilidir. Günümüzde çoğu kişinin puta tapma olarak nitelendirdiği Tanrıça kavramı aslında evrenin ve insanın yaratılış eylemiyle ilişkilidir.
Geçtiğimiz Pazar günü Ortodoks Hiristyanlar Meryem Ana’nın göğe yükselişini ve üzüm hasatını kutlarken, aynı kutlamayı Katolik Hiristyanlar 15 Ağustos’ta gerçekleştirdi. Birçok araştırmacıya göre Meryem Ana’nın Tanrının Annesi (Μητηρ Θεου-(ΜΡ ΘΥ)) anlamına gelen eski Yunanca’da “Theotokos” olarak yazılan ünvanının kökeni eski Mısır inancında Hathor veya İsis olarak tanımlanan Ana Tanrıça kültünden gelmektedir.

Meryem Ana ve Çocuk İsa
Özellikle, geç antik çağda bütün Akdeniz bölgesinde İsis ismi altında tapınılmaya başlayan tanrıçanın imgeleri İskenderiye’de bulunmuş olan Meryem Ana ikonaları ile büyük bir benzerlik göstermektedir. Kucağında tanrı Horus ile tahtta oturur şekilde betimlenen tanrıça İsis’in portleri yerini daha sonra tahtta çocuk İsa’nın annesi olarak oturan Meryem Ana’ya bırakır. Benzer betimlemeler Kader ve Şans tanrıçası Tyche’nin portlerinde ve heykellerinde de görülmektedir. Roma döneminde başının üzerinde kale biçiminde bir taç taşırken betimlenen Tyche aynı zamanda şehrin koruyucu tanrıçasıdır. Hiristyanlık döneminde ise Konstantinopolis’in koruyucu tanrıçası Meryem Ana olmuştur. Aynı özellikler daha erken dönemlerde Kybele, Artemis, Hekate gibi bazı tanrıça betimlemelerinde de yer almaktadır.
Tyche-Fortuna
Meryem Ana Konstantinopolis’te Theotokos ünvanını alarak bir Tanrıça olarak yeniden doğmuştur. İlk olarak MS. 5. yüzyılda Efes konsilinde kabul edilmiş olan ünvanı onunla birlikte kadınların toplum içinde daha fazla saygı görmesine neden olmuştur. Topluma yeni bir umut ve güven duygusu getirmiştir. Onun sayesinde kadınlar Havva’ya yüklenen günah duygusundan ve kadın olduğu için lanetlendiğine dair olan düşünceden özgürleşmişlerdir. Günümüzde de kadınların binlerce yıldır bastırılmış olan tanrıçasal özellikleri kadınların ve erkeklerin *dişil bilgeliklerinin* farkına varmalarıyla yaşamaya devam etmektedir.

Kybele
*Dişil bilgelik; insanın varolmasından önce evrenin yapısında bulunan eril (erkek) enerjiyle birlikte yer alan dişil enerji. Dişil ve eril enerjiler dengede olduğunda Bütünlüğe ulaşılmakta. Dişil bilgelik hem kadın hem erkekte dengelenmeye ihtiyaç duyulan “bilen, sezgisini kullanan, seven, izin veren, gücünün ve özgür ruhunun farkında olan, yaratıcılığını kullanan, sevgi ve desteğiyle güçlendiren, baskı kurmayan, yıkmayan, adaleti ve uyumu” sağlayan kavramların tümü…
